Artık gülmeyeceğim, bütün kabahat senin…
Eskiden internette bir şeylere gülünür, keyif alınır, o dosttan bu dosta gönderilir neşe alınır ve dağıtılırdı. Sonra internet üstünde reklamlar çıktı, mertlik bozuldu, gülme keyfi kayboldu.
- “Oğlum bak süper bir video buldum ah anam garip anam yerine ah anam lahanam diyor ehi ehi ne komik değil mi?”
- “Abi ama o reklam… Gitti gidiyor reklamı…”
- “Gitti gidiyor bütün gülme isteğim…”
Veya…
- “Abi kadının biri kafayı çizmiş ayrıldığı erkek arkadaşını maymun ediyor eşyasını satıyor internetten…”
- “Yok baba reklam o kandırmışlar seni”
- “Senden de tiksindim, bu reklamdan da…”
Bu benim gerçek keyfimdi. Nedense işin içinde reklam olduğunu bilince kendimi aptal yerine konmuş kandırılmış hissediyorum. Bunu pazarlama yöntemi olarak sunanlardan da hazetmiyorum. Ha şu olur, benim başımın üstünde yeri var:
- “Abi förtvırd biraları bir reklam yapmış kafayı yersin…”
- “Haa süpermiş bak hemen sağa sola göndereyim…”
Bendeki bu reklam ve forward sevgisini alan sözde pazarlamacı ve kuruluşları kınıyorum. Artık sevmiyorum, onları da sevmiyorum.
Bu arada reklamın iyisi kötüsü olmaz diyenler bana isimlerini yorum olarak yazdırsınlar. Onlara sağlam küfür ederek reklam yapacağım. Hani olmaz ya reklamın kötüsü… Şöyle sülale ve efradının cinsel seçimlerini irdeleyen birkaç reklam cümlesi kurayım. Bakalım “oh ne güzel babamın diğer erkeklerle yakınlığını masaya yatırmışlar ama reklamımız da oldu herkes bizi tanıyor” diyen bir şirket yetkilisi çıkacak mı?..

